kurucusu ve genel başkanı
türkan saylan olan dernek maddi durumu iyi olmayan insanların yaşam standartlarını yükseltmeyi hedefliyor. ülkemizde ki adam gibi 1-2 dernekten biridir...
web sitelerinden kredi kartınızla derneğe bağışda bulunabilirsiniz..aynı zaman da turkcell ile ortaklaşa maddi durumu okumasına elvermeyen kız çocuklarını okutuyorlar...
(bkz.
http://www.cydd.org.tr)
(zoe, 25.08.2004 23:56 ~ 23:56)
annemin aktif olarak çalıştığı kurum. insanın bir yakını işin içinde olduğu vakit yaptıkları daha güzel anlaşılıyor. öğrenciye sadece burs vermezler, umut da verirler.
"başkanlığını gülseven yaşer in yaptığı çev (çağdaş eğitim vakfı) ile amerikan board heyeti ve sev (sağlık eğitim vakfı) koordinasyon içerisinde olup,çev deprem bölgesinde eğitim ve öğretim evi projesi hazırlayarak,amerikan board dan yardım talebinde bulunmuştur. çev ayrıca 3 bin e yakın öğrenciye burs vermektedir. başkanlığını saylan ın yaptığı çydd hakkında atatürk ilke ve inkılaplarını kalkan olarak kullanıp bir çok kişi ve kuruluştan yardım adı altında para topladığı, ilgili bakanlıklardan izin almaksızın yurt dışından yardım aldığı, hiçbir yasal dayanağı olmadan kamu oyuna kendisini sivil toplum kuruluşları birliği olarak tanıtan çeşitli dernek ve vakıflarla iş birliği içerisinde oldukları yönünde yapılan ihbarlar sonucu denetime tabi tutulmuş ve dernekler kanunu 62 ve 85/2 maddesine muhalefetten 5 şubat 2001 tarihinde maltepe cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusu yapılmıştır. profesör saylan hakkında yapılan incelemelerde annesinin raber ragman ve mina verlig kızı 1908 bermingen ingiltere doğumlu ve katolik hristiyan olduğu, lilimina raiman ismini taşımakta iken 1936 yılında leyla ismini aldığı hususları tesbit edilmiştir."
20 nisan 2001 tarihli mit raporundan.
bu rapor, bahsi geçen vakıfların ve derneklerin misyonerlik faaliyetleri ile ilgili bir gazete haberi üzerine derneklerin yazarı yalanlamaları ve dava açmaları ardından hazırlanmıştır. mit raporu ve bu dernekler arasındaki mülk transferlerini gösteren tapu kadastro kayıtları ışığında haberi hazırlayan gazeteci ceza almamıştır.
ilköğretim öğrencilerine 'pornografik' öğeler içeren hikaye kitapları dağıtan, bunu yanlışlıkla (!) yaptıklarını itiraf eden dernek.
işte bazı öğeler;
hikayelerden biri 'ışık hızındaki spermler' adını taşıyor. 'geri kalan yaşamının tüm perşembeleri' adlı hikayede ise bir fahişenin yaşamı anlatılıyor. hikayede geçen ifadeler en ağır porno sözcükleri bile hafif bırakıyor: "evet, dedim bıyığa. çellocu kızı d... isterim." "keşke karılar ölmemiş olsa, bir de biz g...", "giyinirken çellocu kız, 'ilk kez sünnetli bir p... görüyorum' diyor. hikaye kitabında müslümanlar, hıristiyan kentini ele geçirip hıristiyanları kireç kuyularına atan insanlar olarak gösterilirken, diğer bir hikayede de küçük bir çocuğun annesiyle enseste varan ilişkisi anlatılıyor.
(crous, 11.05.2007 08:08)
insanın, düşüne düşüne iyice paranoyaklaşmasına neden olan dernek..maddi kaynağı nedir? "çocuklar namaz kılmasın, bale yapsın" sözü aynen böyle mi söylenmiştir, yoksa çarpıtılmış mıdır? madem dış kaynaklı ve misyoner bir dernektir, neden meydanlarda "ne abd ne ab, tam bağımsız türkiye" diye bağırmaktadır ? hakkındaki kötü iddiaları ortaya atanlar mı yalan söylemektedir acaba, yoksa kendileri gerçekten ajan mıdır ?
sorular, sorular...
(bkz:
hala kızı zehraya sıkça sorulan sorular)
verdiği bursu sorgusuz sualsiz
zınk diyen kesen ve konuyla alakalı hiçbir açıklama yapamayan dernek. garip, evet..
kurucusu
türkan saylandır. ancak kimdir bu kişi derseniz baya bi karışık, soru işaretleri bol. her ama herşeyden şüphe etmekte herzaman fayda var, bu kişi ve dernekde de öyle.
(adsız, 16.06.2007 09:25)
4 yıl bursunu aldığım müddet içinde, siyasetle ilgilendiklerinden zerre kadar haberimin olmadığı, sadece başarılı öğrencilere burs vermek zihniyetinde olduklarını gördüğüm dernek. teşekkür ederim bodrum şubesi!
mezun olduktan sonra "hayatını çizme aşamasında olan bir öğrenciye burs vererek onu farkında olmadan iyi'ye ve sorumluluk'a yönlendirdiklerini" anlatan duygulu bir mektup yazdığımda, aynı güzellikte bir başka mektupla cevap veren dernek.
kurucularının büyük çoğunluğunun chp ile çok yakın ilişkileri vardır
avrupa birliği ile ilişkileri, başkanı
türkan saylan hakkındaki pek çok iddia bir tarafa, misyonerlikle suçlanmalarına şaşırmış durumdayım. haklarında ayyuka çıkmış onlarca iddia varken, görünürde çizdikleri ideolojik eğilime ne kadar bağlı oldukları, ne kadar güvenilir oldukları tartışılır. sonuçta, düzenin kendi karşıtlarını yine kendisinin yarattığı yadsınamaz bir gerçek. o yüzden pek de savunulacak bir tarafı olmadığını düşünmekteyim bu derneğin.
ama kendilerini misyonerlik faaliyetlerinde bulunmakla suçlayanların öğrenmesi gereken başka bir şey var ki, o da şu:
akp hükümeti tarafından, bakanlar kurulu'nun 2 yıl önceki 2004/7457 sayılı ve 15/06/2004 tarihli gizli kararında hıristiyan misyonerliğinin avrupa’daki en büyük kuruluşlarından “
asompsiyon rahipleri” ne istanbul’un göbeğinde 2177 metrekare büyüklüğünde 50 trilyonluk arazi tahsis edilmiştir.
kaynak:
http://www.acikistihbarat.com/... ,
http://www.milligazete.com.tr/...
başkalarını misyonerlik faaliyetleriyle suçlamadan önce, "
müslüman" olduğunu iddia eden bir partinin iktidarı döneminde neden ülke çapında 25.000'i aşkın
kilise ev açıldığının, neden
abd büyükelçisi rahatsız olduğu için
hutbelerden "
allah katında din, islamdır" cümlesinin çıkarıldığının ve neden avrupa'nın en büyük misyoner kuruluşlarından birine 50 trilyonluk arazi tahsis edildiğinin cevabını vermen gerekir.
karşımızda, milliyetçi/ulusalcı/atatürkçü'yüm deyip, mitinglerde "ne abd ne ab tam bağımsız türkiye" sloganları atıp, avrupa birliği'nin fonlarından oluk oluk para alan bir dernekle, islamcıyıp deyip hıristiyan misyonerlerine trilyonluk arazi tahsis eden bir adam var. yukarıda "düzen, kendi karşıtlarını kendi yaratır." demiştim.
cuk oturdu değil mi?
ek: (bkz:
recep tayyip erdoğan ın aslında islamcı olmaması)
(strateji, 23.07.2007 21:00 ~ 24.07.2007 23:41)
bir ara ciddi ciddi katılmayı düşündüğüm velakin
türkan saylan adlı hanımefendinin "biz çocukların namaz kılmasını değil, bale yapmasını istiyoruz" adlı demecinden sonra iyiki katılmamışım dediğim bir garip oluşum.
tnt ekspres uluslar arası kargo taşımacılık ile beraber yürüttüğü kampanya ile anadolu'daki okullara kitap gönderen dernek. kitaplar evinizden alınıp, kullanım alanlarına göre ayırıp okullara gönderiliyor. öss sonrası kitapları ile güzel şeyler yapmak isteyen arkadaşlara güzel bir opsiyon sunan dernektir kanaatimce.
http://www.cydd.org.tr/...
not: linkteki tarihler eski olsa da kampanya halen devam etmekte
üyelerinin büyük bir çoğunluğu chp kadın kollarına üyedirler zaten yaptıkları propanganda da chp nin aynısıdır zaten bandırma ilçesinde bir cydd başkanı oradaki kadınla konuşurken aramıza akp li üye giremez değip toplumu bölücülüğe iten kuruluşlardan olmuşlardır
çydd ve ülkemizdeki cehalete bir bakış;
geçtiğimiz hafta arabamın ruhsatını yeniledikten sonra çıkan yeni ruhsatı almaya
kızıltoprak'a indim ve arabamı ara bir sokağa parkettim. meğer çydd'nin kadıköy şubesinin önüymüş. işimi bitirip çıkmaya hazırlanırken bir bayan arabama yaklaştı ve konuşmaya başladık.
bana üniversite kitaplarına ihtiyacın büyük olduğunu ve bu kitapları atmamamız gerektiğinden bahsetti. (eyvallah) ben de elimde üniversite kitabı olmadığını, ancak bir süre önce elimdeki fazla miktardaki çocuk serisi ve ansiklopediyi van'da bir okula gönderdiğimden, hatta ihtiyaçları olduğu için bir fotokopi makinesi de alıp gönderdiğimden bahsettim. yaptıklarım için teşekkür edip konuyu yine üniversite kitaplarına getirip, istanbul'da çok yakın zamanda büyük bir depremin beklendiğini ve bu tür kitapları anadolu'da ihtiyaç sahiplerine gönderirsek depremden sonra çamur altında kalmaktan kurtaracağımızdan bahsetti. (e hadi bir derece inanılır bir mazeret)
karşımdaki kadınla her ne kadar deprem konusunda biraz uçuk düşünüyor diye düşünsem de makul bir şekilde konuşurken birden bomba patladı: meğerse
allah, toplum içindeki eşcinselliğin büyümesinden oldukça rahatsızmış ve büyük bir depremi göndererek bizleri cezalandıracakmış, ve aramızdaki eşcinsel eğilimlileri (sapıkları) elemeliymişiz.
ülkemizdeki cehalet malesef en büyük tehlike ve insanların dini böylesine yanlış yorumlayabilmeleri ise bu cehaletin en kötü sonuçlarından birisi.
çağdaş yaşam mı? aman dikkat, kimlerin eline kalmış..
tuhaf bir dinin misyonerleri gibi davranan oluşum.
ülkemizde ne zaman çağdaş uygarlığı hedefleyen bir gönüllü hareket olsa, yok etmek için gericiler elinden geleni yapar. köy enstitüleri, yüksek öğretmen okulları bile aynı mantıkla kaldırıldı.
ben çydd üyesiyim, bulunduğumuz ilde tüm toplumsal etkinliklere destek veriyoruz. üniversite ve diğer sivil toplum kuruluşları ile birlikte ücretsiz kurslar, okullara kitap ve eğitim aracı desteği, zor durumdakilere burs katkısı sağlıyoruz. halkla içiçeyiz...
önyargılı ve artniyetli konuşanları kınıyorum. bilmeden atanlara da biraz araştırın, düşünün sonra yorum yapın lütfen diyorum.
dinsiz yaşamı destekleme derneğidir gözümde. bir arkadaşımı istanbul şubesinde tam ramazan ayında
burs için mülakata aldılar. çocuğa iki isminin birinin
muhammed olmasından dolayı türlü sorular sordular, yok adını kim koydu nie koydu vs vs. bu çocuk yabancı dilde türkiye sıralamasında 570. sırada idi. ee sonuç? maalesef aradığımız kriterleri karşılayamıyorsunuz gibi abuk bir cevapla gönderdiler elemanı. şimdi biliyorum bu yazdıklarım hoşunuza da gitmez
seriye alırsınız ama maalesef gerçekler böyle.
bi de ismi bi tuhaf,
cağdaş yaşam! atın artık şu ezikliği üzerinizden, çağdaş yaşam yaşanılır, öyle isimle yok programla bi çağdaş yaşam oturtulmaz insanların dimağlarına.
cağdaş yaşam,
cağdaş kadın, cağdaş vs vs. avrupada amerika da böyle isimlerle iş veya program yapıldığını göremezsiniz, ama bizimkiler bozuk saat gibi, takılmış kalmişlar orada.
yaşlı ve makyajlı teyzelerin, "biz daha ölmedik. bakın hala insanları ayırıp, sınıflandırabiliyoruz" demek için üye oldukları, faşist yaşamı destekleme derneği.
(jarat, 14.01.2009 16:44)
deniz fenerinin aksine topladığı paraların üzerine yatmadığı için tukaka olmuş dernek. o kadar para geçiyor da eline niye dürüst davranıyorsun kardeşim. sonra deniz feneri ne uyanıyor tabi millet.
ben vakti zamanında burs almıştım.
sonra benimle aynı durumda olan bir arkadaşım başvurdu.
baş örtüsü olduğu için burs vermediler.
tiksindim doğrusu.
okulumu bitirip bana verdikleri bursları tamı tamına vermeyi planlıyorum.
bir üyesini yakından tanıdığım dernek, her ortamda kızımı bale'ye gönderiyorum diye kasım kasım kasılmasından şüphelenmeliydim aslında, sonra başörtülüleri aşağılama seanslarına şahit oldum, sonra bütün halka karşı bir hırs bir nefret varmış gibi gelmeye başladı bana, bir ara kadir topbaş'ın iyi şeyler yaptığını ağzından kaçırdı belediyede ama koyu bir chp faşizanıydı, deniz baykal bok yese, bir yerinden tutup bu hareketini övebilecek bir argüman bulurdu, gideceği konserlerin reklamını bir hafta öncesinden yapıyordu büyük bir şeymiş gibi gösteriyordu ha bu arada değinmeden edemeyeceğim, kapitalistin kralıydı da, paradan başka gözünün gördüğü tek şey çağdaşlıktı (!), bugün öğrendim dernek üyesi olduğunu, herşey birden netleşti, yaptıklarına şaşırmamaya başladım, şimdi anlıyorum ve korkuyorum, bu tip dernekler toplumu nereye ve ne olmaya sürüklüyor diye.