daha genç kızlığının başlarında bulunan
18 yaş altı hoş bayanlara takılan lakap.
ayrıca (bkz.
çatur çutur)
ısırınca ses çıkaran manasına da gelen kelime.
beşiktaşın tam ortasında, ortama ve manzaraya hakim (en azından en üst katın en köşesi öyle) mekan. pencerelerinde "lütfen pencereyi açmakkapamak için yardım isteyiniz, bira 4,5 pencere ise 80 milyon" gibi abuk bir yazı yazar.
beşiktaş'ta
mc donalds'ın biraz yukarısında birası ve servisi enfes
efes pilsen mekanı.
(bkz:
efes enfes)
ders çıkışı uğrayıp 2 bira içmeklik güzel mekan.. yemekleri de oldukça iyidir.
nerdeyse tüm beşiktaştan jeneratör sesleri geliyodu trrrr trrrr.. meğersem elektrik kesilmiş de mekanlar paniğe kapılmış, soğutucular çalışsın diye basıyolar jeneratörün göbeğine göbeğine. işte böyle bir günde sevgili dostlarım.. (noluyo lan?!) böyle bi atmosferde girdik içeri, merdivenlere mumlar konmuş, hava biraz daha kararsa yakıcaklar belli. girdik, uzun saçlı bi abim var (hastasıyım), bi de misafirimiz var hintli, abim dedi ki;
-- oo where are you from?
-- hindistan! (bizim lavuk misafir öğrenmiş türkçesini sempatik yapıyo)
orda demesin mi abim: oo hindistan yavaştan kendini sevdirir..
ben orda bittim, saygım 3'e 5'e katlandı. ya da saygımı katlıcak yer arıyomuşum abime denk geldi. sonra dedi ki, "bizim biralar mortingen straisse. elektriğin geleceği yok diye duyduk.. sahile gidin isterseniz belki orda soğuktur biralar."
işte böyle bi abimin bulunduğu mekandır çıtır. severiz sevdiririz babamızın mekanı gibim. hastasıyım. bi müddetliğine iş sebebiyle istanbulda olmayacağım, son cumartesi akşamımdı, ben gidemicem siz gidin olur mu hacıı? hadi be hacııı.
o kadar güzel ve naiflerdir ki, tarifi mümkün değil, kendilerine güvenleri tamdır, kimse sarsamaz, işte o sarsılmaz kendine güven öyle bir eda getirir ki beraberinde, girdikleri ortamda - hani siz gençler ne diyorsunuz ona aura mı ne işte ondan - herkes dönüp onlara bakar, türlü çeşitli iltifata mazhar olmazlarsa tatlı tatlı hırçınlaşabilecek bu 30 yaş üstü çıtırları seviyorum ben. çok eğlenceliler.