taksim meydanından galatasaraya doğru yürürken nevizadeye giden ilk sokaktan girilidiğinde sağ biraz ilerde sağ tarafta bulunan gündüz normal bir bar , gece discoya dönüşen güzel ortam.
çınaraltı nevizadeye giden genç beyinlerin önünden geçerken mütemadiyen sean paul 'un shake that thing diye takıldığını duydukları mekandır.(bu çınaraltı feel alright'ın farkında değil midir) uzunca bi süre ulan bu mekan başka şarkı çalmıo mu sorunu akıllara getirmiştir.efendim bu çınaraltının bir numaralı özelliği gittikçe kolpalaşması,kitlenin gitgide ameleleşmesidir.buraya takılan tipler;
kız kıza gelip,direklere sarılarak falan erotik danslar yapmaya kasanlar (ki üst katlarda takılanları bunların en süfer örnekleridir)
bütün akşam başbaşa yiyişmeye gelen çifler (ki en enteresanı budur,yiyişmeye cluba mı geliinir kardeşim,git başka yerde ye)
takım elbiseyle barın etrafında takılan kemik gözlüklü herifler ve
emirgan sahilindeki çay bahçelerinin bulunduğu bölgeye verilen ad. burda kocaman birkaç çınar vardır, yaz akşamları bir çay içip geçen tankerleri seyretmek çok zevklidir. buradaki eski polis karakolu şimdilerde çocuk polisi olmuştur. bir de süper camisi vardır buranın.
yazın atv'de yayınlanan yaz dönemini atlatmak amacıyla yapıldığını düşündüğüm senaryosu çok kötü olan ve insanları sadece televizyona baktıran kanalı kapalı duygusuz saçma sapan dizi.
şu tatil günlerinde çok özlediğim,yeter artık bi gitsemde otursam şöyle denize karşı çay içsem dediğim, beni dinlendiren, huzura erdiren, emirgan ı bi kere daha sevmemi sağlayan, evimin bahçesi, dost yuvası.*
çengelköy deki, sıcacık havasıyla insanı evinde hissettiren, harika boğaz manzaralı çay bahçesi. hemen yanında bir camii vardır. çay bahçesinin girişinde bir amca toka satar. sakın amcaya " bu ne kadar" diye sormayın(ben sormuştum ne yazık ki); çünkü amca kördür, tokayı avcuna koyarsınız ve o daha sonra fiyatını söyler.
çaybahçesine dışardan yiyecek getirebilirsiniz, serbesttir. hemen yandaki börekçiden aldığınız böreklerle ve sıcak çayınızla sohbetin tadını çıkarabilirsiniz. bahçede kocaman bir çınar ağacı bulunur. öyle güzeldir ki o ağaç, insanın sarılası gelir.
sen süleymaniyelisin oğlum ahmet,
çınar dibinde iki mars bir oyunla yenip bücür'ü,
kalk,
sıra servilerin önünden yürü,
çeşmeyi geç,
mektep bahçesi, medreseler,
orda, harbiye nezareti'nin arka duvarında
siyah çarşaflı bir kadın
çömelip yere
darı serper güvercinlere
ve papelciler
şemsiye üstünde papaz açarlar.
boğazı avuçlamanız her an elinizdeymiş hissi veren,istanbula geniş bir perspektiften bakan hoş mekan
şu anki resterasyon çalışmaları içinde bu hususiyetini kısmen yitirse de çınaraltından istanbul u temaşanın keyfi herzaman ayrı bir güzelliktir
her ne kadar yazın deniz özlemiyle yanan yurdum insanının denize girmek için kullandığı bir koy olsa da yine de eşsiz boğaz manzarasıyla önemini her daim korumayı başaracak mekan. hemen yanında ssm bulunur.
çengelköy'de çay bahçesi olanı malum kedileriyle ünlü. özellikle denize yakın bir yerde oturduysanız üstünüze herhangi bir kedinin atlamaması çok şanslı (belki de şanssız?) olduğunuzu gösteriyor. işte söz konusu o kediler son zamanlarda kaybolmaya başlamış. hayvanseverler de doğal olarak "hişşt nooluyoruz?" diyerek harekete geçmiş.
çay bahçesinin girişinde müthiş bir patiseri vardır. bu patiseriden alınan poğaça, kek gibi yiyecekler çay bahcesinde içilecek olan cayın yanında müthiş gider.