sözlüğe kazandırdığım cevherlerden olup, gerek müzik bilgisiyle, gerek kısaca übermensch dediğim tercümanlık vasıflarıyla o şahane bir insan. benim için en kıymetli olanlarından hem de.
edit: benim dingilliğim evet. übersetzungswissenschaft imiş orijinali. gerçi bunu böyle adlandıranda dingillik ama..
bir tane uktemi bile mındar etmemiş, telef etmemiş insan kişisi. güzel yazıyor bu anlamda. hatta telef edilen uktelerimi "aynı zamanda şöyle şöyledir." diye düzeltmiş. çok hayırlı bir iş yapıyor, kesinlikle.
ahdettim, kedi kesmeyi bırakıp insan kesmeye başladığım ilk gün keseceğim kişidir. bu iş için afrikaya gidip yamyamlardan özel ders alacağımı da kendisine belirtirim. ayrıca "burning times" dan şu dizeleri atfediyorum :
yesterday is gone forever
no turning back the clock
in the end, all is sinful
no need to bear the pain
the end, is coming soon
you can't hold out forever
repent your sins to me
before you pass this world
mahlasının zihnimde uyandırdığı duygulardan mıdır bilmem gözüme pek bir şirin görünen, her adı geçtiğinde açlık hissettiren, sevimli, mantıklı, türk kadını anlayışına inat yaşayan, zirvelerin şen kahkahası, cana yakın yazar.
kısa bi sürede kaynaştığım ve badem şekerlerimden sonra en sevdiğim ikinci tatlı şey.hele o bukle bukle saçları daha şeker.allah sahibine bağışlasın diyorum ve kendisini saygıyla selamlıyorum.
artık duyurmanın vakti geldi, türkiye'de kolbastı'nın ünlenmesinin sebebi bu kişidir efendim. daha kolbastı ile ilgili hiç bir şey yokken piyasada, bu şahıs hop tek videoları paylaşıyordu ismini vermek istemediğim internet sitelerinde. gel zaman git zaman insanlar gördü, hop tek mop tek star trek derken kolbastı'ya kadar gelindi.
ceza olarak neon genesis evangelion izletiyorum kendisine. az çok karşılıyor işlediği suçu. bir bakıma her ikisi de mindfuck.
yer yer çoğu zaman kordon da yalnız içmesin zirvesinde tanıştım ben onunla. hatta kordon da tuvalete nasıl girilir bunu da öğrettim, göztepeli olupta muhabbet ettiğim ender insanlardan kendisi bu arada *.
stadı dolduran ateşli göztepe taraft.... değil. yani bu böyle değil değil. böyle değil.
lakin pure reason revolution aşkı gözlerimi yaşartıyor. progressive rock insanı. bugüne kadar sözlüğe kazandırdığı giriler "lider makine üreticileri tavsiye ediyor" kıvamında. okuyun, gülün. ehele, süper insan!.
ayrıca not: içimizde pure reason revolution aşkı bambaşkaaa*
anaa ben çok seviyom bunu; birinci olağan izmir kongresi'ndeki en çılgın ve hatta tek meyveydi.. ormandan gelmiş; öyle anlattı bana.. orman mı çılgındı kendisi mi o kısmını anlayamadım, çok gürültü vardı.. bi de wondrous etraftaydı konsantrasyonum bozulmuştu..