malesef dahil olduğum nesildir.bir de okuldaki kızlarla sen mükü ol, ben bediş olıyım, o da banu olsun kavgası yapılırdı.kimse banu olmak istemezdi* oktay saçlarını hiç yıkamazdı hep yağlıydı ama kızlar onu jöleyle yatırılarak oluşmuş karizma model olarak algılamakta ısrar ederlerdi.şu sıralar kavak yellerinde nine rolünde oynayan kadın o zamanlar genç ve sert bir müdüreydi.necmi dedeyi babama benzetirdim artık çağrışım neyse hatırlamıyorum.bediş günlük yazardı ve her yerde ayak üstünde hayale dalardı ben de deniyodum gözlerimi kapatıp kapatıp bi türlü olmuyordu .acaba ben ayak üstü hayal göremiyorum da herkes görebiliyor mu diye çok çok üzülmüştüm.işte böyle bir büyüme çağının içine etmiş dizinin mağdurlarıyız.
beeeediiiiiiiişşş diye banu kıvamında bağırıp çağırmakla yetişen nesildir bu. ayrıca okulda arkadaşlarına da bu kıvamla seslenmişlerdir. tavırlar bir süre sonra yerleşir. banu' nun büyüklüğünü de şimdi 2000 nesli makbule ile yaşıyorlar. bilmiyorum ne yapacağız.
(bkz: 90 neslinin bugün şizofren olma durumu)
(bkz: altıncı nesil)
bediş hayaller kurardı,biz de kurardık. bediş evden kaçardı, biz de kaçmak isterdik. neyseki beynimiz basmaya başladı da bu saçma dizinin bedişini taklit etmedik. ayrıca o nasıl bir dizidir ya. dedesi dede değil sabah akşam viagra içen bir adam. kimin dedesi böyle a dostlar?
ailesiyle her gün kavga eden nesildir. şahsen ben öyleydim. bu bediş denen yelloz her gece diskoya giderdi. angut arkadaşları yetmiyormuş gibi, bir de angut ailesi de bununla diskoya gelirdi. ben de bunu seyredip seyredip anneme babama çemkirirdim, niye benim gece dışarı çıkmama izin vermiyorsunuz diye. yaş da 13 yani. hadi beraber gidelim diye de saçmalamışlığım var. bir de bunun gavat babasını kendi babamla karşılaştırıp, adamcağıza neden benim erkek arkadaşlarım eve gelmiyor, neden benim motorsikletli kaslı erkek arkadaşlarım yok diye ağlardım. iyi patlatmamış 2 tane.
eski toprakların haklı serzenişlerde bulunduğu nesildir.
sözüm ona "bu mu yeni nesil? bu mu gençlerimiz?" diye haykıran amcalarımız, teyzelerimiz anlamıyor ki halimizden. neden? çünkü izlemediler bu tür şeyleri.
sen büyü türk sanat musikisi ile, büyü türkan şoray'la, zehra koçyiğit'le, izle vizyona daha yeni girmiş tazecik en kral türk filmlerini, aşkın değerini, insana verilen saygının önemini kavra bi duruş edin, efendime söyleyeyim sonra büyü 71 darbesiyle, büyü 80 darbesiyle, televizyonda paşaları izle, götün üç buçuk atsın dışarıya bile çıkama, yabancı marka sigara içeme, yasak üstüne yasakla büyü işte böyle ciddi evrelerden geç sonra gel yeni nesle bok at. kolaydı lan di mi?
sen biliyor musun yeni nesil neler atlattı? neler dayatıldı bu körpe beyinlere, ahh ahh... yeni yeni icatlar çıkardılar amca bize. sen dinledin müzeyyen senar, biz dinledik grup vitamin "lan ismail lan ismail", "bunlar turkish kovboyllaaaar. e şimdi yani.. bir mi? değil amca işte yani.
sonra dayadılar commodore 64ü, dayadılar siyah-beyaz prince of persia'yı n'oldu? teknoloji manyaklığına ilk adım oldu. sen daha radyoyu vura vura çalıştırıyordun. televizyondan kurtarsak paçayı dedik o da olmadı. çılgın bediş. vaov... biz bunları atlattık amca. mallık nedir bu diziden öğrendik, böyle böyle beynimize empoze etti bunları. ben hep diyorum kesin amerika ama işte sakal yok ki neyse...
e tam ergenliğe giriyorsun odur budur derken ne oldu? ne olacağı var mı petek dinçöz çıkageldi; "you're, just, foolish casanova lay lalalaay". ee ondan sonra genç neslin aklı bulandı. bulanır tabi, verirsen malzeme çocuğun eline. sizde nerdeee öyle açık saçık klipler. bizde suç yok hep emperyalizmin tuzakları işte de olan oldu artık böyle büyüdük...
hep derdim anneme bu kadın yaşlı değil mi, teyze gibi bu ne biçim lise öğrencisi diye. hep gıcık oldum. koymuşlar teyzeyi liseli diye kakıtıyorlar diye.
erkeklerin çoğunluğunun çılgın bediş'e, kızlarında oktay' a aşık olduğu nesildir. saçmalığın daniskasıydı. bu türk yapımcılar, yönetmenler halkı yıllardır kandırıyor, son örneğide, arka sıradakiler dizisidir. 30 yaşında adamlar, hatunlar liseli oynuyor, ah bide oynayabilseler, içim yanmayacak.
sol elinin işaret parmağını yalayıp sağ eliyle dergi sayfası değiştirmesi çok hoşuma giderdi o zamanlar... sanırım gerçekten küçükmüşüm hiç kafam çalışmıyormuş.
saftirik banu'nun ikide bir gelip "ay savaaaaaşşş hihihi" şeklinde yavşamaları, savaş'ın aptal gözlüğü, oktay'ın ilahi sessizliği ve peygamber sabrı, bediş'in absürd çıldınlığı, dedenin uçarı çapkınlığı ve ağzından hiç düşürmediği piposu ve muhteşem vosvosu, kocaman cüsseli dedenin sevgilisi olan kadın, sinan bengier'in ilginç aile babalığı. ulan ne diziymiş be. ha unutmadan bir de kızların hep birlikte heyo heyo heyo yaptığı hareketleri vardı.
ilk duyduğumda "çılgın bebiş" diye anlayıp bu ne ola ki demiştim.(evet gerizekalıymışım ben) dizi yayına girince yakın takipçisi olmuştum,hatta kendimi bediş sanmaktaydım.ilkokula gidiyorum bu arada.abuk subuk danslar eder,üstün tiyatral yeteneğimle milleti toplayıp bedişçilik(?!) oynardık.hatta bedişin ilaç tüpü şeklinde bir sırt çantası vardı.annem üşenmemiş,gitmiş aynısını bulmuş bana.nasıl sevinmiştim.ahmet diye şapşal bir tipi severdim o ara.kulağına uçlu kalemlerin ucunu kaçırıp ağlardı.ama o da beni seviyordu biliyordum.oktay'ımdı o benim.loreena mckennit hayranlığım da o dönemde başladı.hayal kurarken nannan nei nana lalalalalal diye fon müziği olmuştu içimde.sonuçta noldu..bediş bitti.ben de büyüdüm..ahmet ne yapıyor bilmiyorum.en son şehir dışında üniversite okuduğunu duydum annesinden.muhtemelen artık kulağına kalem ucu sokmuyordur.neyse ehem öhöm..
özetle efenim yine olsa yine izlerim..
(bkz: bana çocukluğumu geri ver sözlük)
biz çılgın bediş ile büyüdük ama yonca evcimik hala aynı onu napıcaz. donduruyo mu kendini napıyo anlamadım gitti. dede'yi bir türlü sevemiyodum açıkçası. çok saçma geliyodu. hep böyle kızlarla takılmacalar etmeceler. lan dede dediğin hulusi kentmen gibi olur. ağır olur, sert olur, babacan olur. fırlama olmaz.
çılgın bediş ile büyümüş olmasa da bir dönem misafirlik etmiştir o insanların hayatına. zira öyle ultra uzun bir seri değildi. benim asıl aklıma takılan bu kurtlar vadisi ile büyüyen nesil n'olacak? herhalde kan alacaklar birbirlerinden millet yıldız savaşlarına giderken...