onca dizi dururken yıllar yılıdır yayınlanır durur bu dizi. demek ki hala ilkokul çocuklarının sevgilisidir yonca evcimik, hala ilkokul çocuklarının gözü açılmamıştır
iğrenç görüntülerin ve ses tonlarının (yonca evcimik) kol gezindiği tv dizisidir. herşey çok salakça, herşey çok abartıdır. baktıkça iğrenilir. anında kanal değiştirilmelidir.
bu diziden bahsedilirken oktay karakteri unutulmamalı. kendisi dizide amerikan dizilerinin popüler, sporcu gençlerini karşılar. dizinin beyaz atlı prensi olmakla beraber oktay-bediş ilişkisi en az dawson-joey ilişkisi kadar arap saçına dönmüş ve artık ütopik bi hale gelmiş bir ilişkidir.
ilköğretim ve ortaöğretim çocuklarının izleyip kendilerini bedişe benzetmelerini ve bedişimsi gibi davranmalarına sebebiyet veren dizi.hikaye klasik bediş sınıfın esas kızı ayrıca lisedeler ama ne hikmetse bedişin yaşı şappadaka tahmin edilebilecek düzeyde neyse konuya döneyim bediş sınıfın esas kızı çılgın gene yaşına göre hareket etmeyen çılgın bir dedeye sahip soyadıda çılgın bu ailenin.oktay(cenk torun)a aşık oktay da buna pas vermiyo yok çocuğun kafasından kola dökmeler.bir de savaş var o da bedişi seviyo.çocuk da öyle zeki ki sanırsın küçük einstein mesela bi bölümde bunlar kampa gidiyo cep telefonlarının şarjı bitiyo hemencecik savaş-artık nereden bulduysa ormanın ortasında-bisiklet tekeri sayesinde telefonu şarj ediyo.düşünün böyle bir düzeneği kurabilmiş bir şahsiyet hanginiz yapabiliyosunuz sorarım yani.mükü var bitane erkek delisi bedişin kankası.zeynep var delikanlı motorcu kız hesaplarında.mesela mihrace diye bir karakter gösterilir o sadece ilk bir iki bölümde oynadı.bir de banu var.solucan gibi salağın önde gideni o da savaşa aşık.bu yerli dallası şöyle toparlamak gerekirse banu savaşa savaş bedişe bediş oktaya aşık.bu dizi ilk çıktığı zamanlar çok tuttu ortaokul çağındakilerde felan.her kız sınıfın as oğlanına aşık olup kendini bediş sanmaya as çocuğun kafasına kola dökmeye felan heves etti.sonra baktılar ki işler öyle değil vazgeçtiler.1 sezon artı 5 bölüm felan yayınlandı.o sonraki 5 bölümde de oktayla bediş artık mutlu sona ulaşmış gibiydiler.sevgili ortamına felan girmişlerdi.
evet bende izliyodum...cahildik o zamanlar ehuehue
tiky camianın ilk peyda olmasına vesile olan salak saçma, sinir katsayısı artırma, cinnetlere vesile olma gibi pekçok negatif özelliği bünyesinde barındırabilemesiyle nam salan, çocukluğumuzun yoncimik'inin aslında yaşını başını almış bir hatun olduğunu öğrenmemizle daha da bir tiksinti uyandıran şey, dizi.
ne bediş ne de o uyuz arkadaşları hele birtane uzun saçlı bir sünepe vardı aman tanrım akıllara ziyan bir tipti, tiky gibi giyinmezlerdi ama şimdiki "oha felan" olanlar o dönem "heyoo" oluyorlardı.
ben de izliyordum efendim bir zamanlar ilkokulmuyduk ortaokulmuyduk neydik..bakardık öyle avel avel..cnbc-e yok muydu o zamanlar ben mi bilmiyordum..işte çılgın bediş gibi dizilere talim olmuştuk onun için.sonra bu dizinin milyon kez tekrarını verdiler,daha ilk tekrarda uyandım zaten..sordum kendime ne izliyorum ben?kimim ben?bu insanlar da kim? diye..
"çılgın bedişim yok başka işim" diyerek çocukluk günlerimizde bizi büyünce yapacak işlerimizin olmayacağına inandırmış, "siz de benim gibi heyoo heyoo diyerek yaşayacaksınız" mesajının alınmasına sebebiyet vermiş dizi. bitmesinin yeni nesiller için oldukça hayırlı olduğuna inandığım saçmalık.
gırgır'da, özden öğrük'ün çizgilerle hayat verdiği karakterdir. uzun yıllar dergide yer almıştır. dizisi de çekildi sonra ama dizideki bediş'le, karikatür bediş'in pek alakası yoktu. evet ben de izliyordum ama küçüktük o zamanlar.
bir gün çıkıcak, atlıycak rossi'nin arkasına, elleri havada "he yo he yo" diye bağıracak sanıyorum.sonra ödül töreninde rossi şampanya patlatırken elinden şişeyi kapıp oktay'ın kafasından aşağı dökecek,şişeyi kafasında kıracak falan...