|
|
- scream adlı sinema eserinin türkçe karşılığıdır. sadece sinema eserinin değil kelimenin de türkçe karşılığıdır.
- radical noiseun plan b albümünden bir parça.
sıcak kavuruyor alev alev
sivas aklımda ve o nefret
2 temmuz 93 anlamıyorum hâlâ
bu kadar kolay mı kıymak cana?
kimin için aktı bunca kan?
kimin için attı o kalpler
bakma gözlerim kin dolu
duyma sözlerim sitem dolu
ah yandı anadolu'nun bağrı,
öte denizden bir kahkaha sardı her yanı
kimin içindi bunca göz yaşı
kimi yüceltti kan dökmenin telaşı
yok yook yok artık
kardeş eli uzatana kan verene bakacak yüzümüz yok artık
- mef duvarlarında sıkça görebildiğimiz,her gittiğimiz mekanda mutlaka karşımıza çıkan tablo.
- aslında bir insanın içindeki enerjiyi boşaltma yolları içinde yöntemleri içinde ilk sıralarda bulunan bir yöntemdir.
farkında olmadan gün içerisinde iyi kötü yaşanan her olay bizde bir takım fazla enerji olarak birikir. bu enerjiyi de içimizden atma şekli de kişiden kişiye değişir tabi ki. çoğu zaman farkında olmadan yapılan her iş aslında enerji boşaltma yöntemidir. bir projede gereğinden fazla gösterilen titizlikler, odayı toparlarken fazladan gösterilen intizam, durup dururken rehberdeki numaralarda yapılan değişiklikler, bazı şeyleri düzeltme ihtiyacı, bir şeyleri bozma ihtiyacı, canın sıkılıp dışarı çıkma isteği vd. kısaca çoğunluğu bedenle yapılan ve bir kısmı da zihinsel olarak halledilebilen işler genelde enerji atma isteğiyle alakalıdır.
hani bazı arkadaşlara bakılır da zayıf görünüşlü diye kendinden beklenilmeyen bazı hareketleri, işleri yaptı diye şaşırırız (ben şaşırmıyorum gerçi), adamda enerji var kardeşim işte. atıyor üsünden.
böyle yüklü zamanlarda insanın sinirlenme, huysuzlanma ve sorun çıkarma gibi eğilimleri yüksek olur. çünkü sonunda çığlık atılacaktır.
bazen dalga geçerler de çık bi tepeye çığlık at denir. işte tam da ilaç odur aslında.
(bir çığlık için bu kadar sallayabildim helal olsun)
- çığlık albümü olmasa da herhangi bir kargo albümünde, koray ile şebnem ferah'ın söz olmadan sadece çığlık atarak seslendirdikleri bir parça bence çok iyi olurdu. zira tek başına şebnem ferah bir çığlık albümü çıkarsa tek alıcısı ben olurdum belki. ya da özlem tekin ve koray-teoman ve şebnem ferah çığlıklı bir parça seslendirselerdi, çok güzel olurdu yaa..
- yırtık uçurtma'nın " ilk albümünden parça
sözlerini de yazayım tam olsun
kimi şanslı doğar, kimi erken ölür
biri sefa içinde, biri pek sefil büyür
kader mi bilmem ama, bir gerçek var yanında
insan olup aç olup, isyanlar çok yakında
ya yoksul kalacaksın, ya çalıp çırpacaksın
çalıp çırpmak kolay, yoksulluk zor !
kimi şanslı doğar, kimi erken ölür
biri sefa içinde, biri pek sefil büyür
aldırma iyi insan, güzel günler yakındır
yaşamanın sevinci, biraz uğraş biraz sabır
ya yoksul kalacaksın, ya çalıp çırpacaksın
çalıp çırpmak kolay, yoksulluk zor !(frock, 28.09.2006 11:41)
- ilkay akkaya,tuncay akdoğan,ismail ilknur dan kurulu kızılırmak grubunun bir albümünün adı..mor bir kapağı vardı bu albümün..
- 3-7 yaş grubu kız çocuklarının ve bütün kadınların son derece başarılı bir şekilde gerçekleştirdikleri, boğazın yırtılmaya yakın zorlandığı, incecik bir tiz sesinin insanı çıldırtırcasına kullanımıdır çığlık.
korku filmlerinde sıklıkla kullanılan efekttir ki, çoğu zaman da ürpermemize vesile olmuştur.
konuyla ilgili olarak yurt dışında ve yurt içinde düzenlenen geleneksellik baabına oturtulmuş çığlık yarışmaları düzenlenmektedir. yurt dışında her ne kadar keyf-i bir çığlık yarışması yapılsa da, maalesef memleketimizde bunun tam tersine isyan çığlıkları atıldığını söylemek gerekiyor.
bir ek olarak; bebeklerin, kadınların ve kız çocuklarının bu konuda çok başarılı olduğunu vurguladığım halde, erkeklerden de gayet başarılı çığlıkçıların çıktığını söylemeden geçemeyeceğim.
(bkz: http://www.milliyet.com.tr/...)
- yazıya dökülmüş tam karşılığı "ciyak / cıyak" olan ses. ama genelde bu kadar kısa ve öz olmaz, şöyle olur;
"cccccccccccccciiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiyyyyyyyyyyyyyyyyyyyaaaaaaaaaaaaaaaaakkkkkkkkkkkkkk"
- 2005 yılındaki yırtık uçurtma yorumu için:
(bkz: http://www.youtube.com/...)
(bkz: @952702)(frock, 30.05.2007 09:58)
- çığlık
"ikra bismi rabbike"
sakinleş ve dinle,
çağlar ötesinden ışıyorum,
çağımın gölgesine,
karanlıklar, karanlıklar içinde,
bir mum gibi eririm,
bağrımda akkor gibi bir yürek,
yurdum, sana veririm.
kaçkar dağlarında ağlar bir çocuk,
üşür de elleri, koynunda saklar,
hatırlamaz beni metropollerim,
sen ısıt der beni, ey öğretmenim.
beni, donmuş elleriyle, bir çocuk anlar.
kuşların ve sonbaharın terk ettiği,
unutulmuş mekanlarda kaldı,
gençliğim.
ve dağlarda dostum oldu
yoksul, yalnayaklı çocuklar,
sevdi yaralarını ellerim.
metropollerden uzak,
uzak bir yalnızlıktı,
sanki yoktu sahibi dağların,
ve tellerin koptuğu o yerde,
çocuklar, sizi ben anlarım.
koşun üstüme üstüme,
bende kanayan bir yer var.
lokman gibi elleriniz,
dokunun, okşayın çocuklar.
çocuklar, ey çocuklar,
bilmez sizi evraklar,
maun masallar, sümenaltılar,
sirküler ahh o sirküler,
tebliğler ve büyük şûralar...
gülsün,
mahsun yurdumun, mahsun çocukları,
bilsin ki, dünyayı ışıtırdı,
atalarım bir zamanlar,
ve şimdi bilmek zamanıdır,
ve yeniden dirilmek zamanı.
"ilim çinde bile olsa, arayın, bulun!"
ve ışıtın dünyayı der,
karanlık bir bozkırda martıya benzer,
bir öğretmen, ağlar.
"girmeden tefrika bir millete,
düşman giremez,
toplu vurdukça yürekler,
onu top sindiremez."
şimdi şahin beyleri anlatan dilim,
yalıyor, kanayan güneyi,
dilimde parçalanmanın zehri.
vurunca kara kurşunu şaki,
bayrağın rengine dönüşür tenim,
bez değil titreştiren gönderi,
cansız bedenim.
dehşetle açılmış iri gözleri,
korku ile bakar çocuk, göndere,
ağla ey çocuk, ve korkma
boynumda, "öğretmen" diye kimliğim,
hazin son değil, kaderim benim.
ve şimdi,
okulun önünde söyleyin marşımızı,
gönderde sallanırken, bayrak yerine,
kanlı bedenim.
ağlamışım göğe, sizi, yine beklerim.
"ikra bismi rabbike"
sakinleş ve dinle,
ki bir harfe kırk yıl köleydi,
kırk yılıma olmadı bir köle.
zaten,
ne köle istemişiz,
ne dört baş mamur bir hayat,
sen sınır boylarında yitirilen bir ömür,
ey öğretmen, ey karındaş,
rahat uyu, rahat yat...
ışıklı gözleriyle büyür çocuklar,
büyür de bir gün, yurdumuz olur.
her köşe başında bir bayrak parlar,
adı vefa olur, oturur, ağlar.
yurdum, gün gelir, bizi de anlar.
akşamdı, karanlığın kuşattığı dağlarda,
birkaç yıldız yanardı,
yar eli değil tuttuğum ellerimde,
çocukların umutları.
karanlıklar, karanlıklar içinde,
bir mum gibi eririm,
bağrımda akkor gibi bir yürek,
yurdum, sana veririm.
küs değil, kırgınız ancak,
sana haklarımı yine helal ederim,
sevgilim, yurdum, milletim,
ben öğretmenim.
yavuz çetin
pkk tarafından katledilen öğretmenlerimiz anısına.
- çığlık
yoruldum artık.
dahil olmadığım bir yaşamın içinde eğreti durarak,
ama yaşama dahilmişim gibi olmaktan yoruldum.
oysa yaşadığım herşey, benim doğrularım olmalıydı.
kırlarda bastığım çimen, kırdığım bardak,
benim hayatımdı.
kaçmak istedim, yapamadım.
içimdeki çocuğu öldürmek istediler,sevgim direnmekte.
geriye dönüp baktığımda, birşeyler aradım.
benden kalan kırıntılarımı toplayıp, biraraya
getirmeye çalıştım.oyuncak bebeğimin
kopan kolu gibi.
tekrar varolmaya..
hergün hayatımdan bir yaprak daha eksiliyor.
ne değerler yıkılmış hayatımda meğer yok olmuş.
kimine isyan etmişim, kimini kabul etmek zorunda bırakılmışım.
bazen ağladığımda mendil bulamadım, bazen güldüğümde kahkaha,
kanayan yarama tuz basarcasına.
oysa, yarın, kimseye vaat edilmedi.
geldik çığlıklarla, yaşadık düş/e kalka ve gideceğiz sessizce.
o zaman bırakın bundan sonrasını bana.
eğri/lerimle-doğru/larımla,
bu yaşam benimse eğer, bırakın yaşıyayım.
yorulmadan, üzülmeden.
ve birgün zamanı geldiğinde
ayağım ıslak mermerde kaysın
kimseye dokunmadan.......
- edvard munch un en çok bililen tablosudur . orjinal adı skrikdir, ülkemizde çığlık anılır. bir köprü üzerinde cinsiyeti belli olmayan figür ellerini kafasına koyarak çığlık atmaktadır. munch'un bu köprü üzerinde geçen tablosunun farklı versiyonları mevcuttur.
- "bir çığlık bir çığ meydana getirir."
soljenitsin
|