kadıköy anadolu lisesinin efsanevi kimya hocalarından yüksel temiz'in lakabı. yok aslında dış görünümü de diyebiliriz.
aslında yürüyen çük bile denilebilir.
flash disk, usp olarak adlandırılmış dijital veri taşıma ve aktarma soketine iş ve arkadaş ortamlarında takılmış lakaptır.
-benim çük doldu seninkini versene,
-ali'nin çükünü gördünüz mü,
-veli'nin çükü benimkinine uymuyor,
-deniz çüküm sende mi,
-arkadaşlar herkes kendi çüküne sahip çıksın...
- şu çükü uzatsanıza...
şeklinde cümlelerin havada uçuşmasına sebep olan, ama şirket dışından insanlarla yapılan toplantılarda faciaya sebep vermesi an meselesi olan deyim de denilebilir.
adamın biri köylük bir yerde evlenir, çok genç bir hanım alır.
ilk gece gerdeğe girilecek, adam düşünür ve der ki: len kız daha çok küçük , biraz konuşa konuşa korkutmadan yürütek şu işleri..
düğün olur, gece olur, bunlar yalnız kalır, soyunurlar, adam kıza emaneti gösterir ve şöyle der:
-hanım bunu adı çük. neymiş?
-çük
her neyse 10 gün geçer bu safhalar geride kalır, adamın biti kanlanır, avratla gerçekleri konuşma vakti geldiğine hükmeder ve diyalog şöyle gelişir.
-hanım bunun adı yarak
-cıık çük.
-bana bak yarak dedim
-ı ıııh çük.
-kadın, ben sana yeni gelinsin korkma diye baştan çük dedim, bunun adı yarak.
-herif sen buna yarak mı diyorsun ? yarak dayımın oğlu osmanda var, nah kolum gibi, onu bırak bakkal caferinkini gör, korkarsın. yarakmış hadeee.