belki ilginizi çeker
  1. · national geographic society
  2. · national geographic channel
  3. · national geographic magazine
  4. · national pornographic
  5. · nasyonal coğrafya
  6. · sarı çerçeve
  7. · national geographic ajanda
  8. · winglet
  9. · milli coğrafya
  10. · kuran ı kerim de dinozorlardan hiç bahsedilmemesi
gündem
  1. · kurtuluş savaşının düzmece olma ihtimali
  2. · itü sözlük
  3. · türkiye deki üniversitelerin ilk 500 de olmaması
  4. · altıncı nesil yedinci nesili siker
  5. · lionel messi
  6. · recep tayyip erdoğan
  7. · biten ilişkinin ardından söylenecek ilk söz
  8. · çakmakla sinek yakmak
  9. · erciyes üniversitesi

national geographic  

  1. doğa bilimleri dergisi ve televizyonu.
    (azureel, 18.03.2004 06:49)
  2. (aqua, 17.11.2004 02:37)
  3. (spyder, 07.02.2005 20:17)
  4. (hansvoralberg, 12.04.2005 14:29)
  5. eski coğrafya hocamın telaffuzu ile nasyonal coğrafya.
    (ben de öyle biliyordum, 06.11.2005 22:23)
  6. (gelecegim, 06.11.2005 22:38)
  7. (zeus, 12.01.2006 22:44)
  8. (rasputin, 23.06.2007 16:00)
  9. dergileri içerik bakımından bilgiyi de kapsamasına rağmen daha çok fotoğraf içerir. gerçi elinize alıp alıp yeniden bakılası muhteşem fotoğraflardır bunlar. televizyon kanalıysa gerek doğayla alakalı gerekse bilinmez sırlara ışık tutan şahane yapımlarıyla dünyanın en iyi belgesel kanalıdır kanımca. şevkli çalışanları vardır, "dünya bitti keşfedildi artık her yer, ne yayınlıcaz biz" diye oturup ağlamazlar. baktılar yeryüzü keşfedilmiş, yerin altına inip burayı keşfederler onlar da. hayvan belgeselleri o kadar kalitelidir ki farklı kamera açılarından görüntülerle kanala kinitlenme isteğiniz tavan yapar. hayvanların görüş açılarından bile gösterilir olaylar, onların gördüğü gibi. dünyada tartışılan, merak edilen konuları da araştırmayı ihmal etmezler. dan brown'ın da vinci şifresindeki maria magdalena ya da kazıklı voyvoda adıyla da bilinen drakulayla vampirler gibi sır kapılarını da aralarlar.
    (sphinks, 23.06.2007 16:05)
  10. çocuklara yönelik programları ve dergisi de olan doğa, medeniyetler ve insanlık dostu kuruluş.
    (du, 13.08.2007 16:39)
  11. tek kelimeyle hastasıyım sıtmasıyım veremiyim keremiyim mecnunuyum. şimdi elimde ağustos 2003 sayısı var. evet biz 2009 yılındayız farkındayım. farketmez bu dergi her daim günceldir güzeldir.
    (ofsaytadüştümgelicem, 11.01.2009 04:34)
  12. dün bu kanalı izlerken bir şey dikkatimi çekti. kanalın bilimin ta kendisi programının reklamında eskiden beridir, "seks, kadın ve erkeğin anatomik özellikleri; piramitler, eski mısır'da inşa edilmiş firavun mezarları..." şeklinde giden dış ses vardı. ancak son zamanlarda aynı reklamdaki seks kelimesinin yerini, cinsiyet kelimesine bıraktığını farkettim. ingilizce'de sex kelimesinin iki anlamlı olması, çeviri yaparken sıkıntılara yol açabiliyor ancak bunda bir hata varsa niçin baştan düzeltilmedi de şimdilerde düzeltilme gereği duyuldu, bu soru akılları kurcalayabilir.

    küçük bir google araştırması ile bunun nedeni öğrenmem de bir dakikamı bile almadı. meğer national geographic türkiye, ramazan ayı dolayısıyla, reklamlarda birden 'seks' diye konuşmaya başlayan adamın rahatsızlık yaratabileceğini düşünmüş ve seks kelimesini cinsellik olarak değiştirmiş. peki ramazan bitti niye eskiye dönüş yapılmadı? eğer doğrusu zaten buysa niye değiştirmek için ramazan ayı beklendi? yoksa rtük, günde belki 10 kez karşımıza çıkan program reklamında son ses 'seks' diye bağıran adamdan rahatsız mı oldu?

    gereksiz kuruntu olarak görülebilir olsa da, bütün mesaisini google'a 'porn' yazıp çıkan sitelerin tümünü engelleyerek geçirenlerin hakim olduğu bir sistemde, çok da saçma gelmiyor.
    (phoarbix, 26.01.2009 00:30)
  13. the genographic project isimli projesi ile afrika dan hareket eden ilk insan atalarının daha sonra hangi yönlerde yolculuk ettiklerini bulmayı amaçlıyorlarmış. sitesinden 99.95$ a alınan bir paket ile içinden çıkan aparatları kullanarak kendi epitel dokularınızı yolluyorsunuz. onlar da bu hücreler içinde ki dna ları inceleyerek sizin hangi yolculuğu izleyen atalarınızın torunlarının torunlarının ... torunlarının torunları olduğunuzu öğrenmek mümkün.
    (ali atabak, 02.03.2009 17:44)
  14. dün her zamanki gibi bira üstü uyuma moduma girip bu kanalı izliyordum ki içten bir "hassiktir" çektim. akciğerlerimi full kapasite havayla doldurdum ve "haasssssssiktirin laaaaaaaaan" dedim. ter bastı, gözlerim karardı.

    yıllardır national ve discovery chanel' ı ölümüne izlerim. bu kanallarda babam çıksa izlerdim ama yıkıldım. bildiğim bir konu hakkındaki belgeseliyle beni hayal kırıklığına uğrattı. demek ki bilmediğim konularda izlerken bana verdiği gaz ve haz yalanmış. yalanmış meğeeer.

    sık sık şöyle tabirler kullanılır bu kanallarda; "acaba mühendisler bu sorunun üstesinden nasıl gelecekti? derken dahiyane bir fikir buldular". bu sırada da tasarım ofislerindeki mühendis canlandırmalarında, evladı ölmüş gibi üzülen bir mühendis, eşini ve servetini en yakın arkadaşına kaptırmış ifadesine sahip bir şef, stresten tırnaklarını yemiş bitirmiş bir kaç teknisyen görüntüsü olurdu.

    dün akşam airbus a380' in tasarım ve üretim süreci hakkında bir belgesel vardı. [belgeseldeki türkçe havacılık terimlerindeki hataları kanala yüklemem haksızlık olur bu arada. görmezden geliyorum]. 560 tonluk dev bir uçak için gerekli taşıma kuvvetini sağlayacak kanat oldukça büyük olmalıdır ve havaalanları yönetmeliğine göre kanat açıklığı [ iki kanat ucu arasındaki uzaklık ] maksimum 80 metre olmalıdır.

    buraya kadar güzel. ama kanatların uçlarındaki % 5' lik bir bölümde kanadın altındaki yüksek basınçlı hava üstteki alçak basınçlı bölgeye doğru vorteksler oluşturarak deyim yerindeyse kaçar. [kanat sonsuz uzunlukta olsa böyle bir sorun olmazdı]. bu taşıma kaybını engelleyerek 560 tonluk uçağı havada tutabilecek en fazla 80 metrelik kanadı nasıl yapacaklardı? mühendislerin başı dertteydi! [siktirin lan, en kötü kanunu değiştirirsiniz]

    bu sorunu çözmek için mühendisler gözlerini doğaya çevirdiler. [rakı-balıklı bir orman pikniği iyi gider evet, stresi alır]. kartallar! kartallar bu hava akışını azaltmak ve taşıma kuvvetini arttırmak için kanat uçlarındaki tüyleri havaya dikiyordu. [evrim, en başarılı mühendistir]. mühendislere bu dahiyane bir fikir verdi! kanat uçlarına bu havanın kaçmasını engelleyecek bir sistem koyarlarsa sorun çözülebilecekti. [buraya galatasaray' ın golüne sevinen abdurrahim albayrak figürü koyuyoruz] mühendisler çocuklar gibi şendi.

    gelelim hassiktirin sebeplerine:

    1) bir kere şimdi organize sanayi bölgesine gidip, herhangi bir ustaya "kanadın altından üstüne doğru kaçan havayı engellemek için ne yapmalıyız?" diye sorsanız, "getir buraya ucuna bi levha kaynaklayalım hiçbişeyi kalmaz yeğenim" derler. winglet lan işte bu. bildiğin winglet.

    eğer bu fikir dahiyaneyse, einstein gelsin benim bokumu yesin. izlenebilirliği arttırmak ve seyircide merak uyandırmak için götünüzden bazı şeyleri uydurmayın lan. kaç belgeselde beni yemişsiniz allah bilir.

    2) winglet' lerin ilk düşünülmeye başlanması 1900' lü yılların başıdır ve değişik versiyonları kullanılmıştır. ilk winglet diyebileceğimiz yapıyı da 1975 yılında üretilen bir uçakta insanlık olarak kullanmışızdır.

    şimdi sen bana neden bunu 1988 yılında düşünülmeye başlanmış ve ilk üretimi 2004 yılında yapılmış airbus a380 için bulunmuş bir fikirmiş gibi gösteriyorsun? winglet olmayan uçak mı kaldı lan? oyuncak uçaklarda bile var.

    çok sinirlendim ulan. sears kulesine de kafam girsin, yaşam mücadelesi ayınıza da. özür bekliyorum. sözlükten ulaşın bana.

    alın winglet. (görsel: winglet/34832)
    (alkolik2000, 15.04.2009 13:20 ~ 13:36)
  15. "gereksiz tüketimden kaçmalıyız" deyip her ay dergiyle birlikte hem kendilerinin hem de national geographic kids gibi şeylerin koca koca üyelik formlarını dağıtmaları biraz terbiyesizlik oluyor bence. zaten öylesine bir pazar içindeyiz ki, her türlü yapıcı aktivist eylemin içinden işte böylesine mide bulandırıcı küçük detaylar çıkabiliyor. zamanında da doğaya ve dünyaya saygılı bir tavır takınması gereken discovery channel gibi uluslararası bir kanalın adi ötesi big machines gibi bir programında tonlarca ağırlıktaki bir ağacı saniyeler içerisinde budayıp öğütebilen bir makinenin övgüyle tanıtıldığını izlemiştim şoklar içerisinde.. o yüzden masumiyeti tamamiylen unutur hale geldim..

    yine national geographic'in d&r gibi mağazalarda çocuklar için satılan bezimsi kumaştan fil, ayı, maymun ve şebekoğluşebek gibi ürünlerine koyduğu fiyat karşısında 32 yaşındaki dolmuş şoförü ekrem karabıyık, "oha aq yok daha neler, kimin parası yeter ki bunlara!?.. bu fiyatta olduktan sonra doğaya zarar vermeyen maddeden olsa nolur olmasa nolur" diyor ve üzüntüyle ekliyor; "kuraklık geldiğinden beri hiçbir kazancımız kalmadı.. çocuklarım belki de hiçbir zaman benim küçüklüğümde yaptığım gibi çilek ağaçlarının(!?) etrafında koşmanın ne demek olduğunu bilemeyecek."

    bazen çok sıkıcı bir dergi olabiliyor, 43 yaşındaki emekli memur selim özben, "bir milyon sayfa boyunca avustralya'nın çektiği kuraklık sıkıntısını okumak öf ama dedirttiriyor" diyor öfkeyle..

    geceye doğru cthulhu kabilesinden xtaxta çıkıyor karşımıza, sırılsıklam olmuş gözleriyle karanlığın çökmekte olduğu ormanın içinde sarı çerçeveyi tutarak: "bu derginin her ay aldığı reklamlarda bahsi geçen dünyanın bizden olmadığı açıktır" diye bağırıyor.

    susuyoruz.
    dünyayıkurtarıyoruzculuk oynamak hala biraz zengin işi.
    biraz pis bir yapaylık kokan bir evcilik düşü..
    (geber marla singer, 29.04.2009 08:28 ~ 08:33)
  16. bu kanalla ilgili @3343722 no'lu girimde belirttiğim sallamalarının bir yenisini de dün akşam yakaladım. hemen yetiştireyim de belki yetkililer bu sessiz isyanımı farkeder. unutmayın "yazı kalır".

    şöyle buyurdular dün kendileri:

    arabanın fren balatalarının ısınmasının, fren yapma performansına etkilerinden bahsettiler ve seramik balataların bu işte ne kadar faydalı olduğunu anlattılar. fren balatasının sıcaklığını ölçtüler ve 300 santigrat derece. buraya kadar normal nabızda izliyordum ve dallama sunucu lafını etti. "bu bir jet motorunun içerisindeki sıcaklığa eşittir."

    bu anda bende film koptu, nabzım yükselmeye başladı, nefes alıp vermem hızlandı. sesim titremeye başladı. jet motorunun içerisinde sıcaklığın tabii ki 300 derece olduğu bir bölge vardır ama bu daha havanın yanma olayına bile başlamadan kompresörlerde sıkıştırılırken adyabatik olarak ısındığı bölgede olur. kompresör çıkışında bile sıcaklık 600 derecedir.

    yanma odasında sıcaklık 2200 derece üzerindedir ve 2500 dereceye kadar çıkabilir. yanma odası çıkışında türbine girerkenki sıcaklık 1800 derece civarındadır. şimdi 300 derece ne lan?

    sırf izleyiciye gaz vermek için gerçekleri saptırmaya bir son verin. beni sinirlendirmeyin. yaşlı bir adamım ben. kalp var bende. sinirlenince ölebilirim. bunun vicdan azabıyla yaşayamazsınız. biliyorum.
    (alkolik2000, 03.05.2009 17:28)
  17. an itibariyle çin seddi adlı belgeseliyle hunları barbarlar ve steplerde yaşayan insanlar olarak nitelendirmektedir. öfkeyle ve şaşkınlıkla izlemekteyiz. an itibari ile belgesel bitmiştir tekrarı ne zaman bilinmemektedir.
    (evilspirit, 29.06.2009 23:56)
  18. sabahtan akşama kadar evimizde açık bulunan gerekli gereksiz birsürü bilgiyi edinebileceğiniz,ilginç belgeselleri,teknik sırları,mega yapıları izleyebileceğiniz faydalı bir kanaldır.
    (hzlygr, 28.08.2009 15:35)
  19. (sleeping with ghosts, 01.10.2009 18:07)
  20. evine kız arkadaşı gelecek olan erkeğin mutlaka bir şekilde temin edip orta sehpaya koyduğu dergi.
    (hakkibulutun siyah noktalari, 01.10.2009 18:07)
  21. inanılmaz güzel belgeseller yayınlayan, nefis kültür evi. yayınlarını genelde doğa üzerine kursada, arada yakaladığınız ve insanı içine sürükleyen şahane tarihi belgesellere de sahip olan yer. denk gelirseniz, "kabusa dönen yolculuklar" ı izlemenizi tavsiye ederim. gerçek olaylar üzerine derlenmiş, olayı yaşayanın anlattığı ve buna ek olarak canlandırıldığı 1 saat süren belgesel.

    ilginizi çekerse, cumatersi günleri 18:00 - 19:00 arası yayınlanmakta.
    (and then there was silence, 26.12.2009 19:08)

© 1923 - 2010 itü sözlük (buraya numaratör koyduk yılı kendi artırıyor artık)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük duyurular  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil
havadis:  itü sözlük blog  ·  twitter  ·  friendfeed  ·  facebook