 |  | | |
walkman, onu tasarlayan mühendis ekibi için ne yazık ki bir hayal kırıklığıydı çünkü asıl yapmaya çalıştıkları şey, gazetecilerin onlardan istediği yeni bir stereo kayıt cihazıydı. pressmanisimli diğer kayıt cihazı monoydu ve radyodaki gazeteciler, sony'den stereopressmantalebinde bulunmuşlardı. mühendisler, ellerinden geleni yapmış, aynı küçüklük içine hoparlör ve oynatıcı sistemi yerleştirmişlerdi ancak kayıt sistemini sığdıramamışlardı. ses kalitesi çok iyi olsa da, asıl istenilene ulaşılamadığı için bu, başarısızlık olarak addedilmişti.
pressman'in tasarım çalışmaları yeniden başlamıştı ve mühendisler, bir yandan tasarımla uğraşırken, bir yandan da, kayıt sistemi olmayan aleti dinliyorlardı. o sırada, şirketin kurucu ortaklarından olan msaru ibuka bu aleti gördü ve bunun ne olduğunu sordu. mühendislerden gelen cevaba karşılık "fabrikanın diğer tarafında kulaklık yapılmaya çalışılıyor. e şundaki hoparlörü kaldırın, yerine kulaklık koyun, güzel olma mı?" yanıtını verdi. sadece onursal başkan olduğu için, kararlarda yetkisi bulunmayan ama herkesin büyük saygı gösterdiği ibuka, mühendisler tarafından aklını kaçırmış biri olarak görüldü. o da, bu düşüncesini kabul ettirmek için, şirketin başkanı ve dostu akio morita'ya gitti. aletin sesinden çok etkilenen başkan, mühendislere, bu konuda çalışmalarını söyledi.
böylece ilk walkmanpiyasaya sürüldü. ancak ingilizce konuşanlar, bu adı garipseyebilirler diye, amerika'da soundaboutve ingiltere'de de stowawayadıyla isimlendirildi. ilk haberler kötüydü. omuzlarda taşınıp yüksek sesle dinlenen "taşınabilir" kasetçalarlar hâlâ modaydı ve walkmanler, raflarda çürümeyi bekliyordu. derken, şehrin kaymak tabakası, walkman'i keşfetti. işe gidip gelirken mozart'ı dinleyebileceklerini fark eden bu güruhla birlikte walkmande artık moda bir kasetçalar hâline gelmişti.
kaynak: how the cadillac got its fins / jack mingo
daha fazlasını oku