babası ikinci dünya savaşına henüz o 2 yaşındayken gitmiş ve döndüğünde 8 yaşındaymış rudik. aralarındaki onca uzun yılı bir türlü dolduramamışlar. hala devam eden "erkek adam dans mı edermiş?" fikri babasının kafasındaymış hep. müslüman bir ailenin evladı olması yine de onun dansa olan aşkını köreltmemiş. ve o baba dünyanın izlediği oğlunu bir kez bile sahnede görmemiştir.
kirov balesindeyken de agresif olan rudik, bazı kalıplara sıkışıp dansını engellemek istememiş dönem komün rusyasında. londra'ya gitmiş adı vatan hainine çıkmış. tanıdığı herkes sırf bu gidişten ötürü hep gözetim altında tutulmuş.
işte bu tatar asıllı adam, saatlerce ayakta alkışlanmıştır. sadece çok iyi dans ettiği için değil, dansa olan aşkından, azminden ve çok geç başlamış olmasına rağmen en iyisi olduğundan.
colum mccann'in dansçı kitabında hayatının detaylarına dalmak muhteşemdir.
daha fazlasını oku