sanki bir dizi değilde hapishanede gizlice çekilen bir belgeselmişcesine gerçekci gelir bu dizi.yıllar önce tüm sezonunu alıp (eskiden cine 5 te yayınlanırken bazı bölümlerde gerçektende kesilmesi sahneler oluyordu) seyrettiğimde nasıl çekmişler oyuncular nasıl kabul etmiş hayrete düşürürdü,tüm bunlar gerçekcilik hissini sonuna kadar yaratmak içindi belkide.bıkkın bir ruh halinde bile her bölüm sonunda insanı hayatına şükreder konuma getirir bu dizi.mahmkumların hayatta kalmak için yaşadıkları o inanılmaz zorluklar,psikolojileri,çeteler arasında yaşanan işbirlikleri ve gizli cinayetler,arada bir polisler de rüşvetlerle olaya karışırlardı ekran karşısına mıhlardı insanı.bu hapishane ortamının yanında prisonbreak daki fox river ve sona gerçekcilik yönünden biraz hafif kalıyor ama prisonbreak da kendine özgü güzel bir dizidir lafım yok.ryan oreilly dizideki en zeki karakterdir, zenciler,latinler ver arilere göre çok zayıf bir çetesi olan bu adam ne yapar eder genelde başkalarını kullanarak kurnazlıkla alt eder rakiplerini .bu dizinin diğer bir önemli tarafı çok eleştirel bir yönünün olmasıdır. augustus hill karakteri aralarda,ara sıra arka planda mahkumların da ona eşlik edercesine profilde belirerek;tanrıyı,amerikayı,aşkı,seksi,kişilikleri,düzeni,hayatı etkileyici felsefik cümlelerle eleştirir. kaliteli bir yapımdır özellikle anlatım bazında.
daha fazlasını oku