nuri alçonuri alçonuri alçonuri alço
nuri alçonuri alçonuri alço
 
sene olarak 2000'li yılların başındaydık. naro akımı yeni filizlenmiş, narocular bir iki arkadaş ve benle internet ve irc sayesinde dirsek teması kurmuşlar. ilk başta yaptıkları eylemleri takdir etsek de, bazı yerlerdeki yazılarını çevre kirliliği ve görüntü bozukluğu yüzünden eleştirdiğimiz senelerdi.

eylül başlarında kulakları çınlasın bir arkadaşla yurtları ve evleri olan bir dershaneye kaydolduk. amacımız bize çok methedilmiş eğitim kalitesinden faydalanmaktı ancak ilk gün sınıfta 35 erkek 0 kız olunca işler değişti. bizim de bu yönde amacımız saptı, zaten denemelerdeki hedeflediğimiz yerlere de ulaşmıştık. bari ''lise 3 olmuşuz herkes sıkıntılı, biz biraz farklı takılalım'' moduna girdik.

sayısal sınıfı olmamıza rağmen türkçe hocasını rehberlikçimiz yaptıkları için tüm işler kötü gidiyordu. etüt sistemi ve diğer çalışma yöntemleri beklediğimiz gibi olmayınca elimizde lemanyak ve türevleri ile derslere girmeye, kulağımızda walkman ki (o zaman mp3 playerlar mevcut değil) etütlerde takılmaya başladık. o değil gelmesek de olurdu ama rehberlikçinin '' sizin çocuk barajı geçemez'' gibi eve gelen müjdeli telefonları tüm aileyi sarsıyordu. biz de biraz aile baskısından etüt ve çalışma saatlerinde sırf laf yemeyelim diye dershanede takılıyorduk.

beraber kaydolduğum arkadaş ile naro akımının bu başlangıç zamanlarında biz de bir şeyler yapalım dedik. zira nuri alço'ya saygımız büyüktü. onun filmleri ile yetişmiştik ne de olsa. öğretmen kürsüsünün arkasına kapı tokmağını yerinden çıkartıp, heykeltraş edasıyla çekiç gibi kullanacak ve o büyülü kelimeyi yazacaktık. nuri alço. fakat kapıya diktiğimiz erkete görevindeki arkadaş hocanın geldiğini söyleyince ilk üç harfi* bitirip kalanları sonra tamamlamayı kafaya koyduk.

yaklaşık bir ay boyunca hoca kürsünün arkasında bulunduğu için bu üç harf kimsenin dikkatini çekmedi. nisan ayları dolaylarında 23 nisan öncesi pilotlarımız havalarda gösteri ve antreman uçuşları yapmaya başlamışlardı. biz de ders esnasında onları pencereden seyreder hayale dayardık. bu zamanda hiperaktif ötesi olan bir hocaya '' hocam bu pilotlar muhsin batur'un öğrencileri, bunlar tüm dershaneyi kapatacaklar'' dedim. ''neden'' sorusunu ise öğretmen kürsüsünün arkasını göstererek cevapladım. hocayla dalga geçmez olaydım, yazıyı görünce cin carpmışa döndü, dersi bırakarak müdürün yanına koşmaya başladı.

sırada yanımdaki arkadaşımla ''şimdi ne yapacağız'' diye konuştuk. sonunda ben durumu bana bırakmasını tembihleyerek ikisini de beklemeye başladım. müdür ve hoca koşarak geldiler, ''kim yaptı bunu çocuklar'' diye bir soru geldi. ben de söz hakkı isteyerek, yazıyı ilk defa gördüğümü söyledim ve topu bizden önce derse gelen sınıfa attım. işler yolunda gitmişti. ikisi de bu numarayı yediler ve sınıf akşamında hemen boyatıldı.

işte bize böyle eğlenceler çıkartmış kişidir kendisi. canı yürekten kutluyoruz.


yazarın notu: sınıf boyatıldıktan bir gün sonra nuri alço kelimesi kapı tokmağı ile eksiksiz yazılarak, hedeflenen başarılmıştır.

(bkz: based on a true story)
daha fazlasını oku
 
belki ilginizi çeker
itü sözlük