giyim kuşam firmalarının satış stratejilerinde üzerinde durdukları bir olaydır mesaj kaygılı tişörtlerin üretimi. kar getirebilirliği yüksek olduğundan, ve muhtemelen insanlar var oldukça kaygılar da var olacağından firmalar için kaygını bize ver onu tişörte basalım diyen tarafta olmak kaçınılmaz oluyor. ne de olsa talep var ve bunu arz etmek lazım. kaygıların bir tür iletişimle dışa bildirimi çoğu insanın yaptığı ve bunu yapmakta kendilerini zorunlu hissettikleri bir durumdur. duyulan kaygılar arkadaşlar ile sohbet ederken var oldukları yerden , vücuddan ağız yardımı ile dışarı atılır. bu sayede kaygı teorik olarak varlığını sürdürüyor ise de manevi açıdan bir rahatlama ile kaygının aşılması daha kolay oluyor. ama kaygılarını anlatmakta zorluk çeken bireyler, tamamen ilgi çekmek isteyen ilgi budalaları veya işin tamamen daşşağında olan bir kesim mesaj kaygılı tişörtler giyiyorlar günümüzde. ama giyim kuşamı zenginleştirdiği de ortadır. sadece terk korkum ileride bir gün yapılacak olan tişörtlerin vücudun yaydığı duygu dalgalarını yakalayıp bunu üstlerine mesaj olarak geçirebilecek kapasiteye ulaşacak olmalarıdır. o gün canı çok sıkkın bir bireyin yaydığı siniri tişörtünün üzerine ne bakıyon lan omuğa kodumun şeklinde geçirmesi veya kendini yalnız hisseden bireyin "tişört çok yalnızım lan çok" şeklinde geçirmesi örnek olabilir. daha da çoğaltılabilir : "i feel very bitchy today" , "neden ben neden ben", "skime doşşağıma" gibi. umarım olmaz ne de olsa insanoğlunun neyi ne zaman hissedeceği pek belli olmuyor.
daha fazlasını oku