klasik bir orta çağ anglo-sakson söylencesi tiplemesi olarak postmodern karakterlerin cirit attığı star wars evreninde doğal olarak yadırganıyor. oysa bütün klasikliğiyle -ve bir diğer klasik oğlu klasik tipleme obi wan kenobi'nin yardımıyla- hikayeyi belli bir denge noktasına oturtan tiptir luke skywalker. şartların zorlaması nedeniyle kahraman olan, şeytani unsurlar tarafından ayartılmaya çalışılan, eninde sonunda içindeki pür iyiliğin gücü ve tanrı'nın -force'un diyelim- inayetiyle başarıya ulaşan saf ve eğitimsiz köylü çocuğu.
kral arthur ve yuvarlak masa şövalyeleri'ndeki iki karakterin, arthur ve percival'ın bir karışımı olarak görüyorum ben luke'u. klasik üçlemede luke'un (bana abi der) iki önemli başarısı vardır. birincisi, obi wan kenobi ile yoda'nın ortaklaşa verdikleri hızlandırılmış jedi şövalyeliği kursu ve sertifika programı'nı başarıyla bitirip bir haftada jedi çıkması, ikincisi ise ailesini ihmal edip pavyon pavyon gezen hayırsız babasını eve dönmeye ikna etmesi.
birinci büyük başarısı, isimsiz köy çocuğu arthur'un, excalibur'u zart diye kayadan çekip çıkarması ile karşılaştırılabilir. nice şanlı lordların, şövalyelerin beceremediği işi, arthur pendragon, içindeki gizli güçle (ya da içindeki gizli soylulukla) tereyağından kıl çekercesine becermişse, luke skywalker da ruhundaki kuvvet (veya kanındaki midichlorianlar) ile jedi'lık sınavını dışarıdan verip ehliyetli şövalye olmuştur.
ikinci başarısı ise percival'ın kutsal kaseyi bulmasını andırır. karşılarında nice büyük şövalyelerin tutunamadığı palpatine-darth vader ikilisini salt iyiliğiyle dize getirmeyi becermiş, dahası, vader'ın içinden çoktan öldü zannedilen anakin skywalker'ı bile tekrar bulup çıkarmıştır. tıpkı percival'ın kutsal kaseyi yüzlerce yıllık uykusundan uyandırıp ingiltere topraklarına tekrar bereketi getirmesi gibi, luke da anakin'in kaderinde yazan güce denge getirme misyonunda rehberlik etmiştir ona.
evet, saf ve biraz beceriksiz bir karakterdir başlarda luke; çünkü hikayenin kurgusu bunu gerektirir. ama akış içinde ondaki büyük değişime tanık oluruz. star wars'ta zaten çok önemli yer tutan karakterlerin evrimi, insanların değişmesi meselesinde en ayrıntılı çözümlemelerden biri üç filme yayılan luke'un dönüşümüdür. karakteri canlandıran mark hamill'in de hali, tavrı, hareketleri, bakışları ve konuşmasıyla son derece başarılı biçimde yansıttığı bu dönüşüm, a new hope'un başındaki judo kıyafetli oğlan çocuğunu alıp, return of the jedi'ın sonunda, palpatine karşısında mace windu'dan bile daha sağlam duran adama çevirecektir. star wars evreninin gördüğü en yetenekli savaşçı olmayabilir, ama en büyük jedi'dır luke skywalker.
daha fazlasını oku