 |  | | |
hobbes, bu kitabıyla realizm akımının babalığını üstlenmiştir. hobbes'a göre insanlar eşit doğar. ancak bir insan bir taşa sahip olduğunda diğer insanlardan üstün olur. yani eşitlik daha sonraki edinimlerle bozulur. e diğer insanların da eli armut toplamayacaktır. onlar da bir taş bulmaya çalışacaklardır ve bu taşı bulduklarında eşitlik yeniden sağlanacaktır. ancak bu eşitliğin diğerine göre bir farkı vardır. hobbes'a göre insanoğlu kendi çıkarlarını düşündüğünden her an bu taşı kullanma eğilimi içinde olurlar. ya da kişilerden birinde, karşı tarafın bu taşı kullanma eğilimini düşünerek, sen atmadan ben senin kafanı yarayım da kendimi garanti altına alayım dürtüsüyle bu taşı kullanma meğili vardır. hobbes'a göre, devletler de aynı mantıkla işler. her devlet kendi varlığını ve güvenliğini korumak ister ve bunun için silahlanır. bazı devletler yalnızca kendini koruma amaçlı silahlansalar da diğer devletler için bir tehdit oluştururlar. e diğer devletler de bu tehdite karşı silahlanırlar ve uluslararası sistem anarşiye dayandığı için her an bir savaş çıkabilir. bunun üzerine hobbes der ki, (yeniden insan örneğine dönerekten) bu iki insan kendilerini korumak için aralarında bir sözleşme/antlaşma yapar. ancak insan doğası kendi çıkarlarının peşinde koştuğu için, bu kişillerden birisi avantaj sağlayacağını düşündüğü bir anda, antlaşmayı bozarak taşı atabilir. bunun için antlaşmaları denetleyecek bir şey olmalıdır. uluslararası sistemde bu, uluslararası hukuktur. ancak hobbes yine der ki, bunu denetleyen şey de kendi çıkarını düşünebilir. bu yüzden herkesin kabul ettiği ve yetkilerini devrettiği bir güç olmalıdır. dünyadaki süper güçler bu denetleyici gücü temsil eder. böylece, hobbes's göre, herkes istediği telden çalamaz ve dünya güllük gülistanlık olur. (bkz: mi acaba)
daha fazlasını oku