kauboi bibappukauboi bibappukauboi bibappukauboi bibappu
kauboi bibappukauboi bibappukauboi bibappukauboi bibappu
1 2 geri
izlerken, "ben de o grubun içinde olmak istiyorum!" diyeceğiniz nadir eserlerden birisi. diziyi izleyip de final bölümü olan 26. bölüme doğru yaklaştıkça, ne denli büyük ve de korkunç bir sona doğru gittiğinizi fark ederek bir anda kendinizi "n'olur bitmesin!" diye saçınızı başınızı yolarken buluveriyorsunuz. magic mushroomlar, cennete merdivenler, türkler gibi sayısız göndermeyle kendinizden geçirir sizi (müziklerine hiç girmeyeceğim). dizi kanımca asıl ilk 7 bölümden sonra sağ gösterip sol vurmaya başlamakta, 7. bölümden sonra daha da bir coşuyor gibi. bazı konular bilindik, zaman zaman çok klişe; ama bütün bunları kendine has bir şekilde öyle yorumluyor ki, size sadece hayranlıkla izlemek kalıyor.

bunu söyleyeceğimi hiç tahmin etmezdim fakat, tür olarak farklı da olsa, bugüne değin psikopatlık derecesindeki seinfeld sevgime yaklaşan ve hatta yanına ulaşabilen, seinfeld ile aynı kefeye koyduğum tek dizi olmuştur. dizideki favorim ise elbette ki, edward!

not: dizinin altyazılarını türkçeye sadece battuta nickli birisi mi çevirmiştir tam anlayamadım ama, nereye elimi attıysam bu kişinin cowboy bebop türkçe altyazılarıyla karşılaşma talihsizliği yaşadım. durumu daha da netleştirmek gerekirse, battuta adlı kişi 26 bölümü birden sadece türkçeye çevirmemiştir, konuşmaları kendi kafasına göre çok alakasız bir şekilde değiştirirken, esprileri de yerel bir dile dönüştürerek hepsini de 3. sınıf şaban esprilerine çevirmiştir. sanırım bunu yaparken komik olduğunu düşünüyordu.

not 2: mümkünse ingilizce seslendirmeli bir şekilde izleyin. edward seslendirmesi özellikle orgazmik.

mushroom bölümünden: "hey misterrr! this is stairway to heaven, you know, don't you?"
daha fazlasını oku
 
itü sözlük