arkadaşımla film bittiğinde yeşilçam sinemasından çıkıp,istiklalde yürürken,taksim-bakırköy otobüsüne binerken,otobanın sıkıcı trafiğinde ilerlerken aklımda hep aynı söz vardı filmden kalan:uğur,sensiz olmuyo.her türlü aşağılamaya,hakarete hatta ölüm tehdine rağmen bekirin uğura söylediği tek cümle:uğur,sensiz olmuyo.filmden çıktıktan 1 saat sonra yanımdaki arkadaşımla kendimize geldiğimiz an bindiğimiz otobüsün gideceğimiz yerle alakasız biyere gittiğini farkedip,otobüsten indiğimiz andı.film tokatladı adeta bizi.sarstı.çekip tuttu ve sirkeledi adeta.
zeki demirkubuz niçin büyük bir yönetmen olduğunu,neden mükemmel kurgular yaptığını yine kanıtlıyo.oyunculuklar zaten ayrı bi konu.ufuk bayraktar,bir insanın sevdiği için ne hallere gelebileceğini ve bu süreçte nası bi vaziyete düşeceğini çok samimi ve gerçekçi şekilde yansıtmış.kendi halinde,babasının halı dükkanında çalışan biriyken;bir piskopatı seven birinin peşine düşüp pavyonda korumalığını yapacak hale düşmesi.peşinden şehir şehir gezmesi.ailesini,çocuğunu,işini,gücünü,sahip olduğu herşeyi bırakıp belkide hayatta hiçbirzaman sahip olmayacağı bir insanın peşinden gidiyo bekir.ufuk bayraktar harika bir performansla kalkmış bu zor rolün altından.vildan ataseverin de pek tatmin etmese en azından altın portakalda geçildiği sibel kekilliden kat kat etkileyici ve başarılı olduğu söylenebilir.settar tanrıöğen ve erkan can da bizim için kadayıfın üzerindeki kaymak olmuştur.
daha fazlasını oku