tuvalet konusunda hassas afedersiniz poposunun rahatına pek düşkün, her daim şaşıran güzel insanlar, karmaşık metrolar ülkesi. sıradan umumi bir tuvalete giriyorsunuz, yanda 5-6 düğme 13-15e kadar çıktığı da oluyor bu düğmelerin. neymiş klozeti ısıtmaymış,soğutmaymış kurutmaymış yıkamaymış.. bir de sahte sifon sesi tuşu var ki buna çok önem veriyorlar.
hayat pahalı falan bu ülkede,hele de ulaşım,tren.. farklı şirketler var, hat değiştirirken bir de şirket değiştirince hepten güzel oluyor...para olsa da bileti almak ana duraklar dışında kastırabiliyor alfabeden dolayı, olay "hangi şekiller birbirinin aynı" bulmacasına dönüyor eğer elinizde gideceğiniz yerin japoncası varsa. tokyo dışındaysanız, ingilizce bilmese de yardım edecek birini pek kolay bulunuyor ancak tokyoda insanlar pek aceleci. öyle ki bir teyzenin çekil yolumdan diyen şemsiyesine maruz kalınabiliyor. kalabalıktan bunalmış heralde diyip "yardımsever" sıfatını japonların başından çıkarmazsınız. güneşten kaçmaktalar yazın sıcak da olsa uzun kollu giysiler ya da eldiveni şemsiyeyi eksik etmiyorlar.
japonyada sanırım din bir gelenek. yani herkes yetiştiği yerdeki dini benimser ama burada kime sorsam dinsizlik gibi bişey var. tapınağa dilek dilemek için gidip, klisede evlenip sonunda budist geleneklerine göre ölüyorlar. geleneklerine bağlılığın yanında kurallara da bağlı insanlara sahip yer. kuralları uygulatmak için görevli dikmeye de gerek yok bu ülkede insanlar birbirini uyarıyor.
farklı japonya, ters de. trafik sağdan gider,voltaj 110 volttur prizler amerikandaki gibi, yemek yemeyi yeniden öğrenmek gerekir, tek alfabe yetmez 3 tane bilmek gerekir, su yerine yeşil çay içmeye,yanında selpak değil havlu taşımaya alışmak gerekir.
bir de ingilizce konuşurken t ler s gibi söyleniyor burada, r ile l'nin de pek bir farkı yok. ayrıca beyzbol falan dururken, pek basketsever değildir bu ülkenin insanı ama basketbol şampiyonası da burada yapılmaktadır.
daha fazlasını oku