hıncal uluçhıncal uluçhıncal uluçhıncal uluç
hıncal uluçhıncal uluçhıncal uluçhıncal uluç
bu ülkeden,bu ülkede yaşıyor olmaktan bıkkınlık duyma nedenlerinden biri olan şahıstır .

kuvvetle muhtemel herkese oluyordur.

hani gündelik hayat gailesinin içinde zaten yıpranır, kendini yorgun hisseder insan.somut bir gerekçe yoktur.hani yataktan çıkmak istemez,battaniyenin,yorganın,pikenin (mevsimine göre her neyse işte) altına gömüp kafayı yalandan da olsa kendine bir dünya kurar kısa bir süreliğine.
dert,tasa,sıradanlığın getirisi olan boşluk duygusu,dışarıdaki hayat,tamamı ama tamamı geçici bir süre için yatakta sıkıca altına girilmiş örtünün altında unutulur bir süreliğine ya da ertelenir.böyle ruh hallerine yakalandığı zaman dilimleri vardır insanın.
hiç bir insan suretini,sesini falan istemediği zamanlar.

hani insanın '' başka türlü bir şey'' istediği ama tam olarak ne olduğunu kendine bile anlatamadığı anlar.

her akşam haber bültenlerinde aynı vıcık vıcık siyasi figürleri görmekten, terörden, ımf'den, sittin senedir tek haneli rakamlara ha bugün ha yarın ineceği-indiği söylenen ama ülkenin hayat pratiğinde en fazla göte giren enflasyon kavramından, adli vakalardan, trajik bir olay anlatılırken fonda çalan hüzünlü film soundtracklerinden falan...

sıtkı sıyrılır hani...

yani bir bütün olarak içsel sıkıntıyı yoğunlaştıran, sanki insanın yüreğinin ortasına giderek ağırlaşarak yerleşen bir ruh hali cenderesine alır kişiyi.giderek karamsar bir ruh haline yakalanır insan 'hayat zaten boktan hele bu ülkede,bu şartlarda daha da boktanlaşıyor'' gibi bir iç ses yer eder giderek.


işte tam da böylesi ruh hallerine karşılık gelen figürlerden birisidir hıncal uluç.
senelerdir bizlere dayatılan; her fikri,her şarkısı,her programı,her dizisi- filmi,sanki gerçekten ilk ve muhteşemmiş gibi dayatılan figürlerden biridir.hatta en başı çekenlerindendir.

gülben ergen'in her şarkısı,hülya avşar'ın her filmi, m.ali erbil'in,ibrahim tatlıses'in her şov programı ne kadar yeniyse,farklıysa hıncal uluç'un her fikri,her yazısı da o kadar farklı, o kadar yeni, o kadar bir şeydir.

o kadar bir şey yerine koyulan, o kadar değer gören, tüm beyinsel, zihinsel, insani fonksiyonları o kadarına layık görülen, o kadarına layık görülmeyi sürekli kendine yediren bir ülke toplumunun yarattığı büyük türk düşünüdür!


bıkkınlık duyma sebebidir...

her gün ve her gün suratımıza indirilen ; ''o kadarlıksınız işte siz'' tavırlarının vücüt bulmuş halidir...

iç bunaltısıdır...


siktir olup gitme isteğidir!
daha fazlasını oku
 
belki ilginizi çeker
itü sözlük