efendim, artık bu yeni türeyen "tür"e kendimce bir isyan göstermenin zamanı geldiğini düşünmekteyim.
son günlerde gerçekten türkiye ve dünya gündemini meşgul eden bir davamız var. elif şafak hanım'ın "türklüğe hakaret" davası.
ilk olarak bu bayan hakkındaki bir kaç şeyi kendi yorumlarımı istemeden katarak sizlere sunmak istiyorum. biyografisinden anladığım kadarıyla, kendisi "bir baltaya sap olamamış" bir t.c. vatandaşıdır. her dalı denemiştir. yazarlık, sözcülük, vs...belli başlı çıkışlarını ise, "üstler" dediğimiz kişilere veya kurumlara resmi olarak "yalakalık" yaparak elde etmiştir. yalnız bu "çıkışlar", bayan için yeterli kalmamıştır. şimdi asıl çıkışını, son günlerin en popüler yoluyla elde etmiştir: "milletini, geçmişini kötüleyen fikirlerini, edebi kalitesi ne olursa olsun bir kitaba dök ya da yabancı bir basın kuruluşuyla röpörtaj yap". bu strateji ile türkiye'nin kuyusunu kazan bütün devletlerin de normal olarak baş tacı ilan edil!
aslında bu bayanı göklere çıkaran, kitabında yazılan şeylere yürekten, ve hatta yasa ile destek veren gevur milletlerini anlıyorum. yıllardır gizli planlarla (artık neresi gizli o da malum, göz göre göre memleketimizi parçalamaya başlıyorlar) yapılmaya çalışan vatanımızı bölme planını, türkiye'den bir insan resmi olarak "destekliyor". şöyle diyenler de çıkabilir: "ne alakası var efendim, ermeni soykırımı ile ülkenin bölünmesinin. bunlar sadece düşünce." özür dilerim ancak bunlar düşünce değildir. ermeni soykırımı, yabancı devletlerin, türkiye üzerinde sadece daha kolay oynanacak bir oyun bulma için yıllardır aradıkları bır çıkıştır. (yeteri kadar bu konu hakkında tarih kitabı okuyanlar ((bkz: yusuf halaçoğlu), bu soykırımın gerçekleşmediğini, bunun bir iç savaş gibi sayılabileceğini ve ayrıca ermeniler kadar türklerin de öldürüldüğünü o zamanki nüfus sayımları belgelerinin kopyalarına bakarak anlayabilirler).
bize karşı olan devletlerin bu tavırlarını bölme politikasını hızlandırma faktörü olarak yukarıda açıklandı biraz da olsa. peki şimdi elif şafak, orhan pamuk gibi bu fikire katılan "türk"lere gelelim. bu yazarlar, dikkat edilirse, gerçek çıkışlarını "türkiye'yi kötüleyerek" yurtdışında elde etmişlerdir. bunların bir amaçları vardır, çıkarları vardır. "aydın" diye nitelendiremeyeceğiz insanlar, kitaplarında afedersiniz bu benim düşüncem ama resmen "zırvalayan" insanlar, türklüğü kötüleme ve ermeni soykırımına gelince, "düşünce özgürlüğü"ne sığınıp avruplarda baş tacı ilan edildiler.
avrupalıların ve bu "aydın" ve "özgür düşünen" insanların bu kötülemelerden çıkarlarını anlıyoruz; peki benim asıl sorum şu: bu adamların fikirlerini destekleyenlere ne oluyor? kimileri yok "ayyy elif şafak amerikada yaşıyor, üniversitede hem de öğretim elemanı, elit kadın yahu bir asaleti var!", kimileri "türkiye özgür bir ülke, demokrasi, insan hakları, yaşasın özgürlük" nidaları altında kendilerince "modern" olup, türkiye'nin bir bütün olmasına, "türk"lük kavramına böyle bir iğrenmeyle bakıyorlar.
benim lafımsa onlara: dünya'daki önemli konum teşkil eden ülkelerden birine sahibiz ve onu ne yazık ki bir türlü sevemeyen vatandaşları var bu vatanın. elif şafak ve diğerleri elbette olacak. bunlar sadece kuklalar. bunlar avrupanın kuklaları. bunlar türkiye'nin kendinden başka dostu olmadığının kanıtları. ilk olarak vatanımıza sahip çıkalım, bu insanların görünüşlükteki "elit"liklerine kanmayalım. doğuda her gün bir şehit,n tabudunda sarılı olan bayrağımızı bu insanlara destek vererek, geleceğimizi "el"lere verip kukla olmayalım...
daha fazlasını oku