echoes
 
 
 
çocuk salonda oynamaktadır. baba bir plak koyar. plak dönmeye başlar. su damlacıklarının sesi duyulur. sonra inanılmaz bir melodi duyulur. çocuk o melodiyi duyunca şaşırmıştır. legolarını bırakıp müziği dinler. dinlemeye devam eder. duyduğu şey o zamana kadar duyduğu tüm müziklerden güzeldir çünkü. "bu ne?" diye sorar. babası adını o sırada anlayamadığı bir isim söyler.

çocuk okumayı daha bilmiyordur. o sırada arkadaşı da geldiğinden bu konu unutulur.

bir gün baba evde yokken ve çocuk da artık kırmızı kurdelesini takıp okuma bayramını geçmişken aklına gene o melodi gelir. her zaman özenle korunulması gereken plakları korka korka eline almaya başlar. o melodiyi bulması gereklidir çünkü. dener. dener. bir türlü o plağı bulamaz.

en sonunda sıkılmışken bir plak daha denemeye karar verir. iğneyi yerleştirirken içinden geldiği noktaya değdiriverir onu. sonra gülmeye başlar. melodisini bulmuştur. plağı çevirir ve babasının dediği ismi hatırlar. parçanın adını görür. gidip hemen bir sözlük bulur.

o parça işte echoes olur, yıllar geçtikçe daha da anlamlı olur. ingilizceyi söküp sözler de çözülür. sonra giderek pink floyd denen grubun ne olduğu, o gruptaki üyeler keşfedilir. en sonunda en azından grup üyelerinden biri kanlı canlı izlenir.

mutlu olunur kesinlikle.

"and no one called us to the land
and no one knows the wheres or whys.
something stirs and something tries
starts to climb toward the light. "
daha fazlasını oku
 
belki ilginizi çeker
itü sözlük