bir çok rivayeti olan hikayedir. bir çok bilimadamının araştırmasına da konu olmuştur. kimisi gerçekten olduğuna ve belirli bir bölgede olduğuna inanır ( ant dağları, ege denizi") , kimisi plato'nun yarı kurgu yarı gerçek yazdığını ve belirli kültürlerden etkilendiğine inanır, kimise külliyen yalan olduğuna inanır.
tasviri ise şöyledir: ada 2 parçadan oluşur. 1. parça içeride olan ve gerçek yaşanılan yerdir. 2.si ise halka şeklinde yükseltilerden oluşur. adaya tek giriş bu çemberin bir açıklığından gerçekleşir.bu sebeple kendilerini de yenilmez ve fethedilemez görürler. zira adaya girmek onlar istemediği sürece imkansıza yakındır zaten.
teknolojilerinin aşmış olduğuna değinilir. hatta bunun ant dağlarında olduğuna inanan arkadaşımıza göre insanlık tarihi 0'dan başlamamıştır ve zaman zaman çöküşleri olmuştur. çok yükseğe çıkıp tekrar 0'a inmiştir.bu inmelerden önce olan birşeydir.buna göre atlantisli arkadaşlarımız bizim bildiğimiz okyanuslar arası gemiler yapılmadan önce kıtalar arası seyahat yapabiliyorlardı ve bu arkadaşlarımız gezilerinde mısıra da bol bol gitmişlerdi. piramitleri de mısırlılarara öğreten bunlardır. zira güney amerika'da da bol miktarda piramit bulunmaktadır.
bu teorilerden sıyrılırsak plato atlantisli arkadaşlarımızın çok gururlu olduklarından da bahsetmiş. kendilerini her alanda en üstte gören ,giğer herkesten farklı yerde gören bu arkadaşlarımızın sonunun da kibirlerinden dolayı cezalandırılmalarıyla geldiği söylene durur.
not: ant dağlarında olduğunu discovery channel'da izlediğim bir belgeselde adam savunuyordu. piramit hipotezini de orada ortaya sürmüştü. çok uzun zaman geçtiğinden tam hatırlamıyorum ama vatandaş baya bi konuşmuştu.
daha fazlasını oku